Haberler

6. Avrupa Jeotermal Çalıştayı çerçevesinde verilen “EGS 2018 Sonbahar Kursu” tamamlandı

EGS 2018 Sonbahar Kursu Katılımcılar, Strazburg
Cannur Bozkurt Cannur Bozkurt 19 Eki 2018

“EGS 2018 Sonbahar Kursu”, 7-9 Ekim tarihleri arasında 6.Avrupa Jeotermal Çalıştayı ile bağlantılı olarak Strazburg’da birçok farklı ülkeden gelen ve ağırlıklı olarak doktora öğrencilerinin oluşturduğu bir katılımcı grubuyla gerçekleşti.

Bavyera Bilim Bakanlığı, Münih Teknik Üniversitesi ve Bavyera Jeotermal Birliği’nin (GAB) destekleriyle gerçekleşen “EGS (Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler) 2018 Sonbahar Kursu”, on farklı konu başlığında yapılan sunumlar ve kursiyerlerin grup çalışmalarıyla tamamlandı. 7-9 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen kurs, 6. Avrupa Jeotermal Çalıştayı ile bağlantılı olarak Strazburg’da gerçekleşti.

Strazburg Modern Sanatlar Müzesinin kafesindeki kokteyl ile başlayıp, Strazburg Üniversitesindeki sunumlarla devam eden etkinlikte EGS projelerinin tarihsel geçmişinden bahsedilerek, devam eden Fransa Soultz-sous Forets ve Almanya Landau Projeleri hakkında bilgi verildi. Eğitim sonunda Fransa’daki Soult-sous Forets Jeotermal Santrali ve Fransız Petrol Müzesine gezi düzenlendi.

Kursun yoğun bir katılımcı grubuyla ve dünyanın farklı yerlerinden gelen katılımcılarla gerçekleşmesi, jeotermal camiasının EGS’ye ilginin yoğun olduğunu gösterdi. Bu ilgi, her ne kadar birtakım çevresel, sismik çekinceler yaşanıyor olsa da jeotermal sektörün, bu gibi sorunların üstesinden geleceği ve EGS’nin gelecekte önemli bir yenilenebilir enerji alternatifi olarak kabul göreceği fikrini güçlendirdi. Özellikle Tayvan’lı araştırmacı Lu’nun EGS’ye yönelik yaptığı potansiyel tahmini etkinlikte vurgulanan çalışmalardan biri oldu. Lu’ya göre 2050 yılında tahmini % 85 olasılıkla 70 GWe’den fazla EGS bazlı üretim olacak.

Eğitim sırasında da birçok konuşmacının vurguladığı üzere, EGS yakın gelecekte önemli bir enerji kaynağı olacağa benziyor. EGS’den daha çok yararlanmak için teknolojilerinin gelişmesi ve konu ile ilgili olarak farkındalık oluşturmak gerekiyor. Avrupa’da EGS projeleri depremleri tetiklediği gerekçesiyle eleştiri alıyor. Genellikle 2-3 büyüklüğünde gerçekleşen depremlerin doğasının anlaşılması jeotermal rezervuarda üretim-reenejksiyon sırasında hidrolik-mekanik ve termal açıdan ne gibi değişimler olduğunu izlemek önemli.

Türkiye’de de kullanılabilecek bir teknoloji olan EGS belki de Türkiye’deki jeotermal sektörün ikinci yükseliş dalgasını sağlayabilir.

Kaynak: Katılımcı e-posta bildirimi