Haberler

ABD GeoVision raporu: jeotermalin neler sunabileceği hakkında kamuoyu bilincinin eksikliği

Jeotermal enerjiye genel bakış (kaynak: ABD DOE’nin GeoVision raporu)
Cannur Bozkurt Cannur Bozkurt 2 Eyl 2019

Halkın bilinçlenmesi ve algısı jeotermal sektörü için çok önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Temel olarak halk, diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına kıyasla jeotermal enerjinin sunabildiklerinin farkında değil.

Auckland Üniversitesi’nden jeotermal rezervuar mühendisi Dimitri Aymard tarafından yayınlanan yeni bir makale, halkın jeotermal algısını zorluyor. Bu, her ne kadar daha önce konuşulmuş bir konu olsa da, ThinkGeoEnergy’nin yıllar önce neden kurulduğunu vurgusunu güçlendirdiği için her zaman tekrar okunası güzel bir yazı.

Aymard’ın burada yeniden yayınlanmasını memnuniyetle kabul ettiği makalenin özetini aşağıda bulabilirsiniz. (Fransızca versiyonu asıl makalenin bir parçasıdır, aşağıdaki linke bakınız)

Dimitri Aymard’dan “Jeotermal Kültürü” Yaymak

ABD Enerji Dairesi’nin son zamanlarda yayımladığı GeoVision raporunu (Mayıs 2019) okuduktan sonra, halkın, önümüzdeki 20 yıl içerisinde çeşitli enerji kaynaklarının toplumlarımız üzerindeki etkileriyle ilgili farkındalığı olduğunu vurgulayan anlatıya gerçekten şaşırdım.

 

 

 

 

 

Bu anket ne anlama geliyor?

Anket, 945 GW kurulu güce sahip jeotermal enerji üreten, dünya sıralamasında ilk 10’da bulunan ilk Avrupa ülkesi olan İtalya’da (Sicilia) gerçekleştirildi.

Halkın jeotermal enerjiye yönelik iyimserliği, güneş ve rüzgar enerjileri konusundaki iyimserliğinden iki kat daha azdı. Ayrıca, ankete katılanların yaklaşık % 40’ı, bu enerjinin gelecekte olumlu veya olumsuz bir etkisi olacağını söyleyemedi bile!

Bu, dünyadaki birçok ülkeden daha büyük bir ölçekte kullanıldığı İtalya gibi bir ülke de dahil olmak üzere, jeotermal enerjinin, halk tarafından yaygın olarak bilinmediğini göstermektedir.

Sonuç: Daha çevreci bir Enerji Karması oluşturmak için, insanların seçenekleri bilmelerini ve tamamen farkında olarak fikirlerini geliştirmelerini sağlamalıyız!

Jeotermal Enerjinin farkında olmak neden önemlidir?

Jeotermal enerji veya Dünya’nın doğal ısısı, bizim için mevcut olan en belirgin yenilenebilir enerji kaynaklarından biridir. Şu anda “Yeşil” kelimesini yenilenebilir enerji kaynakları için kullanıyoruz, ancak hepsinin çevremiz üzerinde etkisi var. Bu enerji doğrudan kullanımda, çervereel etki açısından en düşük değerlerden birine sahiptir ve jeotermal enerji üretiminden kaynaklanan sera gazı emisyonları genellikle geleneksel temel yük termal enerji enerji üretiminden daha düşüktür.

7/24 ulaşılabilen jeotermal kaynaklar, sürdürülebilir ve güvenilir enerji sağlama konusunda büyük potansiyel sunmaktadır. Bir jeotermal enerji üretim santralinin kurulması belirli bir jeolojik içeriğe ihtiyaç duysa bile, doğrudan kullanımlı tesislerden yararlanmak, teorik olarak her yerde gerçekleşebilir.

Bu enerji, toplum doğal olarak daha az aşina olduğundan, gayzerler ve sıcak su kaynakları (NZ, ABD, İtalya…) gibi bazı özellikler dışında görünmez. Bununla birlikte, farkındalığı ve popülerliği artırmak, jeotermal gelişim için diğer önemli konular arasında politikaları etkileyecek, güçlü katılımlar yaratacak ve arazi erişimini kolaylaştıracaktır. Ayrıca, sondaj operasyonlarını veya saha araştırmalarını desteklemede sigortaları veya hükümet destekleri kapsama alanında olmalıdır.

Sonuç: Bu enerji hakkında küresel farkındalığın arttırılması jeotermal gelişim için çok önemli bir konudur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Jeotermal Başlangıç ​​Kiti

Dünyadan gelen ısı enerjisi çeşitli yeraltı bağlamlarında mevcuttur ve erişim farklı teknolojiler gerektirebilir. Örneğin, birkaç jeotermal rezervuarında, 300ºC’nin üzerindeki sıcaklıklar ölçülmekte ve özel bir delme stratejisi gerektirmektedir. Aşağıdaki ilk şekil, bir yeraltı ortamının birçok tür jeotermal enerji değerine dönüştürülebileceğini göstermektedir:

  • Jeotermal ısı pompaları – Evleri ve bölgeleri ısıtma veya soğutma
  • Hidrotermal – Elektrik üretimi
  • Gelişmiş Jeotermal Sistem – Elektrik üretme veya sanayi ihtiyacını destekleme

Ayrıca, ısı pompaları hidrotermal bölümde gösterildiği gibi, üretim ve enjeksiyon kuyuları ile, sığ akiferlerden (örn. 100 m derinlik) sabit sıcaklıkta su (ör. 12 ° C) üretim, enerjinin eldesi ve yeniden enjekte etmek (örneğin 8 ° C) yöntemi ile döngüsel olarak değerlendirilebilir.

Sonuç: Bu enerji, her bir dönüştürme işleminde uygun bir üretim planında kullanıldığı sürece sürdürülebilir. Kuyunun izlemesi bu teknolojiler için kilit bir unsurdur, bu yüzden performansı tahmin edebilen 3D jeotermal modeller oluşturuyoruz. (1)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Avrupa’da kurulu kapasiteye odaklanın

EGEC Jeotermal Piyasa Raporu 2018 (Haziran 2019), Avrupa’daki jeotermal gelişmeleri vurgulamaktadır. Uzun yıllar boyunca, bazı ülkeler elektrik üretiminin bir bölümünü jeotermal enerji ile üretmektedirler (İzlanda, İtalya, Türkiye). Nitekim, bu ülkelerde, elektrik sığ derinliklerde yüksek sıcaklık kaynaklarının mevcudiyeti ile ilişkilidir.

Geçtiğimiz yıllardan bu yana, Avrupa’da EGS pilot santral Soultz-sous-Forêts’te (Fransa’nın Kuzeydoğu Bölgesi) başarıyla geliştirilmiştir. Yine de, şu anda bu yeni köklü teknolojilerle, Fransa, İngiltere, Yunanistan’da başka kaynaklar kullanılmalıdır..

Son olarak, ısıtma, soğutma ve ısı pompalarında doğrudan jeotermal kullanım, dağıtım gerçek kaynak potansiyelinin çok altında olsa bile, daha popüler olmaya devam ediyor. Örneğin, sığ jeotermal sistem hala kullanımda iken:

“Isı pompalarının desteklediği sığ jeotermal kaynaklar, Avrupa’nın her yerinde ve her boyuttaki binalara ısıtma ve soğutma sağlamak için çok düşük sıcaklıklarda bile jeotermal enerji kullanılabilir.”

Sonuç: Avrupa’daki jeotermal kültür uygulaması devam etmektedir ancak kaynak gerçekten kullanımdadır. 20 yıldan beri jeotermal gelişmeler, toplam 3.6 milyar Euro’luk UE finansmanının sadece% 4’ünü almıştır (2).

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sonuç: Dünyanın doğal ısısını kullanarak, ekolojik baskımızı kolayca ve güvenle azaltabiliriz, en iyi yol her zaman enerji tüketimimizi de azaltmak olsa bile.

(1) 3B modelleme hakkında daha fazla bilgi için: dimitri.aymard@auckland.ac.nz

(2) 20/09/2018 tarihinde Brüksel’de Trinomics tarafından sunulan, yenilenebilir enerji teknolojilerinin gelişimini destekleyen AB eylemlerinin etkileri üzerine çalışma

Kaynak: ThinkGeoEnergy