Haberler

Dünya Bankası: Türkiye’deki jeotermal büyümede özel yatırımlar ve tarifeler etkin

Thrainn Fridriksson of the World Bank at the IGC Turkey 2017 geothermal conference, Izmir/ Turkey
Avatar Eren Günüç 7 Haz 2017

Geçen haftalarda IGC Türkiye 2017 jeotermal konferansı sırasında Dünya Bankası uzmanları tarafından yapılan açıklamaya göre, özel yatırımlar ve uygun tarife programı, Türkiye'nin jeotermal sektörünün inanılmaz büyümesinde önemli etken oldu.

Türkiye, 2008 sonrasında jeotermal enerji üretim kapasitesinde inanılmaz bir artış gösterdi. 2008’de 30 MW kurulu güce sahip olan Türkiye şu sıralar 860 MW kurulu güç kapasitesine sahip.

Yakın tarihte yapılan IGC Türkiye 2017 Uluslararası Jeotermal Konferansı sırasında – Dünya Bankası’nın enerji uzmanlarından Thrainn Fridriksson, Anadolu Ajansı’na bir röportaj verdi.

Röportajda, jeotermal enerji gelişiminin güçlü hükümet desteğine dayandığını ve bunun Türkiye’de bir başarı öyküsü olduğunu anlatıyor.

Fridriksson, “Türkiye’nin jeotermal enerjisinin başarısının anahtarı, Türkiye’de Maden Tetkik Arama’nın (MTA) riskleri en aza indirgemek için potansiyel alanların araştırılması ve sondaj faaliyetleri” ile gerçekleşti.

Bu büyüme ile sektör, küresel jeotermal enerji alanında bir ilgi çekti.

Ancak, jeotermal gelişimde riskler var ve bu da Türkiye için de geçerlidir. Türkiye’de, hükümet, özel sektör yatırım riskini azaltmak için sondajlarda yer almasına rağmen, diğer ülkelerdeki gibi bu riskin bazen sadece özel yatırımcılar tarafından alınması gerekiyor.

Fridriksson “Dünya Bankası ve Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye’de jeotermal projeler için finansal ihtiyaçlarını ele aldı ve hükümet tarafından bu riskler azaltıldı. Bunlar başarının anahtarı “dedi.

Anadolu Ajansı ile aynı zamanda IGA (Uluslararası Jeotermal Derneği) başkanı ve organizasyon komitesi üyemiz olan Alexander Richter de bir röportaj yaptı ve Jeotermal enerjinin avantajlarını tanımlayarak özellikle yenilenebilir enerji sektörü için teşviklerin yaratılmasına yardımcı olan, jeotermal için ulusal tarife getirme mekanizması aracılığıyla düzenli olarak temiz enerji üretimi sağlayan Türkiye’nin ileri görüşlü politikaları vurguladı.

Tarifeler jeotermal endüstriyi sadece yeşil olduğu için değil aynı zamanda sabit elektrik sağlayabileceği için teşvik edebilir. Bir taban yük kapasitesi üzerinde daha az karbon emisyonu olan bir fiyat koyarsanız, endüstri için teşvik oluşturabilir ve bu nedenle hükümet nispeten yüksek tarifelerle jeotermali büyük ölçüde destekledi ” diye konuştu Alexander Richter.

Türkiye için, jeotermal enerji potansiyeli elektrik üretiminin ötesine geçmekte ve ısı üretmek için çok büyük bir fırsat kullanılmaktadır. Ülkenin turizm sektörü için, jeotermal enerji, tarım sektörünün yanı sıra seracılık ve gıda kurutma için de büyük fırsatlar sağlayabilir.

Kaynak: Anadolu Agency, ThinkGeoEnergy aracılığıyla