Haberler

Dünya jeotermal akışkandan elde edilen lityumu konuşuyor

Elektrikli araba şarz istasyonu (Kaynak: flickr/ Open Grid Scheduler, creative commons)
Cannur Bozkurt Cannur Bozkurt 4 Eki 2018

Lityum üretiminin sıcak bir konu olması, sadece akü teknolojisinde çok ihtiyaç duyulan bir metal ihtiyacını karşıladığı için değil, aynı zamanda jeotermal şirketler için potansiyel olarak ek bir gelir fırsatı sağladığı için de önemlidir.

Jeotermal enerji perspektifinden lityum hikayesi, jeotermal gelişime tamamen farklı ve ek bir gelir sağlayabileceği için oldukça ilgi çekicidir. Bu nedenle, merkezi Kuzey Amerika’da bulunan gelişmiş malzeme ve enerji kaynaklarıyla ilgilenen bir Kanadalı şirket olan MGX Minerals’in öyküsü ve özellikle jeotermal sektör için, jeotermal ve lityum “madencilik” faaliyetleriyle bağlantısı göz önüne alındığında ilgi çekicidir.

Konu ile ilgili bilgi almak için Thinkgeoenergy, İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Randall W. Keller ile  bir röportaj gerçekleştirdi.

Anladığımıza göre lityum çıkarma işi oldukça geleneksel bir madencilik faaliyetidir. Şirketiniz jeotermal akışkandan lityum elde edecek bir yaklaşım üzerinde çalışıyor. Bize biraz bu tekniğin arka planından bahsedebilir misiniz?

MGX Minerals’in yeni teknolojisi, uygulama zorluğu ya da coğrafi konumu nedeniyle önceden işlenemez olarak kabul edilen jeotermal akışkandan lityum elde etmek için nanofiltrasyon kullanmaktadır. Bunlar arasında doğal kaynak suyu, petrol & doğal gaz ve jeotermal endüstrileri tarafından üretilen akışkanlarda dahil endüstriyel atık su bulunmaktadır. Endüstriyel proses akışkanları söz konusu olduğunda, teknolojimiz ile ıslah edilen akışkan tahliye edilebilmekte veya yeniden kullanılabilmektedir.

Latin Amerika’da yaygın olarak kullanılan; güneş enerjisi ile kurutularak elde edilen geleneksel lityum eldesi yöntemi, aylarca sürmekte ve göl büyüklüğünde buharlaşma havuzlarına yatırım yapılmasını gerektirmektedir. Bizim uygulamamızda ise, saatler içinde lityum ayrıştırılmakta ve mineral geri kazanım sermaye maliyeti düşürülerek, çevresel etki ayak izi azaltılmaktadır.

Jeotermal enerji ve lityum jeolojik olarak nasıl bağlantılıdır?

Tüm jeotermal kaynaklar farklıdır ve mineralli sular bölgenin jeolojik yapısına bağlıdır. Jeotermal santraller yüzeye sıcak su pompalarken, mineral bakımından zengin tuzlu suları/akışkanları da beraberinde getirir. Jeotermal faaliyetlerin yüksek konsantrasyonlarda lityum getirdiği durumlarda, jeotermal operatörler, sadece elektrik üretmek için kullanıldığında akışkan tekrar yeraltına enjekte edilmektedir. MGX’in teknolojisi, lityumu kuyruk suyundan yeraltına enjekte edilmeden önce çıkararak, bu süreçte operatör için yeni bir gelir kaynağı oluşturmaktadır.

Şirketiniz akışkandan lityum elde etmek için kuyular açabilir mi ve jeotermal sektörünün gelişimi ile ilişkisi nedir?

Şu anda hızlı lityum ayrıştırma teknolojimizi jeotermal alanlara uygulamak istiyoruz. Filtrasyon teknolojimizin yeterliliğini Calgary laboratuarımızda başarıyla gösterdik, artık jeotermal endüstrisinde uygulamamızı gösterebilmek için fırsatlar arıyoruz. Jeotermal için büyük bir potansiyel fırtınasının ön safındayız.

Faaliyetleriniz, enerji üretimi için buhar kullanan herhangi jeotermal geliştiriciden nasıl farklıdır?

MGX’in teknolojisi, lityumun, akışkanın yeraltına  geri enjekte edilmesinden önce ayrıştırılması ile tamamen yeni bir gelir akışı yaratmaktadır. Aynı zamanda, akışkanı ehlîleştirerek kontrol edilmediği takdirde sistemlerde ciddi sorunlara neden olabilen kabuklaşma problemine de yardımcı olmaktadır.

Şirket ile ilgili detaylı bilgiye web sitelerinden ulaşabilirsiniz.

Kaynak: ThinkGeoEnergy