Haberler

Jeotermal gelişim ile ilgili çevresel kaygılara cevap vermek için Avrupa araştırma projesi

Rancia 2 jeotermal elektrik santrali, Tuscany/ İtalya (kaynak: haber görseli)
Cannur Bozkurt Cannur Bozkurt 26 Kas 2018

AB'nin Ufuk2020 programı kapsamında 16 ortaklı bir Avrupa araştırma projesi olan GEOENVI bu ayın başlarında başladı. Projenin amacı, jeotermal enerji kullanımının çevresel etkilerini açıklığa kavuşturmaktır.

 Avrupa Birliği’nin Ufuk2020 programı kapsamında yeni bir araştırma projesi olan GEOENVI, 2, 5 milyon Euro (2.9 milyon $) bütçeye sahiptir. Proje, yenilenebilir enerji kaynağı olarak jeotermal enerjinin kullanımına ilişkin çevresel kaygılara cevap verebilecek tutarlı ve ayrıntılı bir çerçeve geliştirmeyi planlamaktadır.

Bu ayın başlarında resmi olarak başlatılan ve hedefi Avrupa’daki jeotermal enerjinin dağıtımıyla ilgili çevresel kaygıların üstesinden gelmek GEOENVI, Avrupa Jeotermal Enerji Konseyi’nin (EGEC)  koordinatörlüğünde 2021 yılına kadar çalışacak altı ülkeden (Fransa, İtalya, Belçika, İzlanda ve Türkiye) 16 ortağı bir araya getirmektedir. 16 ortaktan 5’inin İtalyan olması ise dikkat çekicidir.

Projeye katılan ilk CNR araştırmacısı Adele Manzella’nın başkanlığını yaptığı İtalyan Jeotermal Birliği (UGI) tarafından açıklandığı gibi, GEOENVI,  çevresel kaygılara  cevap olarak “Çevre mevzuatının eksik olduğu bölgelerde öneriler getirerek, diğer enerji kaynaklarıyla karşılaştırmaya olanak tanıyan bir değerlendirme metodolojisi ve şeffaf veri paylaşımı içeren bir yaklaşım ile mevcut jeotermal projelerin çevresel performansı ve çevresel kaygılara cevap vermek için etkili bir strateji üretecektir.” şekliyle tanımlamaktadır.

Bu yaklaşım, mevcut içerikle karşılaştırıldığında önemli bir evrimdir. Günümüzde, örneğin, İtalya’daki jeotermal enerjinin kullanımında mevcut olan tüm çevresel veriler, “İtalyan tesislerinin zaten çok etkili azaltma teknolojileri ile donatıldığını” açıkça göstermektedir ve bu nedenle “endişe verici bir şey yoktur. Bu, Manzella’nın sayfalarımızda açıkladığı gibi, hiçbir etki olmadığını ve teknolojik gelişmelerin yeterli olduğu anlamına gelmez – araştırma bu yönüyle süreklidir. Manzella “ve GEOENVI tamamen eş bir anlayışdadır; Jeotermal projelerin çevresel verilerini birkaç Avrupa ülkesinde ve farklı enerji kaynakları ile karşılaştırarak, nihayetinde öneriler ve kılavuzlar ortaya koymayı amaçlamakta; çok ilginç bir çalışma olacak” demektedir.

Analizler, jeotermal projelerin yaşam döngüsü değerlendirme (LCA) analizine dayanan bir yaklaşım izlenerek yürütülecek, böylece ortak ve kapsamlı bir yöntem kullanılarak yorumlanabilecektir. EGEC, ek olarak “Yerel topluluklar için projeden elde edilen faydalar en üst düzeye çıkarılırken, jeotermal projelerin riskleri ve çevresel etkileri azaltılmalıdır” demektedir.

Ancak, bilimsel araştırmalar Avrupa’da kompaktlaşırken, jeotermalin sürdürülebilir bir şekilde değerlendirilmesi gereken önemli bir yenilenebilir kaynak olduğu varsayımından yola çıkarak, İtalyan Hükümeti Ekonomik Kalkınma Bakanlığı tarafından tasarlanan Fer 1 kararnamesi çelişkili bir risk oluşmuştur. Tüm sektörün ve sektörle ilişkili binlerce işin var olabilmesi, jeotermalin diğer yenilenebilir kaynakların gelişimi ile ilgili teşviklerin ilk kez iptal ediliyor olmasına bağlıdır. Hem EGEC hem de UGI tarafından kınanmış olduğu üzere oluşturulmuş bu ikili paradoks, “İtalya’da doğmuş bir endüstriye karşı şiddetli ve adaletsiz bir saldırı” var etmektedir.

Kaynak: ThinkGeoEnergy