Haberler

Jeotermal sondaj için sondaj akışkanları – Geo Energy Marketing blog yazısı

Hellisheidi / İzlanda'da sondaj sahasında kule, İzlanda (kaynak: şirket)
Cannur Bozkurt Cannur Bozkurt 26 Haz 2019

Geo Energy Marketing tarafından yayınlanan yeni bir blog yazısı, sondaj akışkanlarının, jeotermal sondaj programının genel başarısında kritik bir bileşen olduğunu açıklamaktadır.

Jeotermal sondaj akışkanları, bir jeotermal sondaj programının genel başarısı için kritik bir bileşendir. Jeotermal sondaj sırasında akışkan (sondaj çamuru) kullanılmasının asıl amacı:

  • Kuyu iç çeperinin dengesini korumak ve basınç sağlamak,
  • kuyu içi ortamın ve delici aletlerin soğutulmasına izin vermek,
  • kuyuları kırıntılardan temizlemektir.

Sondaj sırasında kuyuda çökme beklenen ve sıcaklık gradyanlarının yüksek olduğu formasyonlarda kullanılan ana sondaj akışkanları bentonite dayanmaktadır. Bununla birlikte, bu tür bentonit bazlı sondaj çamurlarının, 150 ila 200°C arasında değişen sıcaklıklara maruz kaldıktan sonra (Otte ve diğ. 1990), viskozitesinde keskin bir artış yaşanabilmekte, bu da takım sıkışmalarına ve ciddi zaman kayıplarına neden olabilmektedir.

Kuyuya destek sağlayan ve kırıntıların taşınımına izin veren diğer sondaj sıvısı seçeneği, polimer bazlı sondaj çamurudur. Bugün piyasada bulunan polimer katkı maddeleri, yaklaşık 90°C’lik dolaşım sıcaklıkları ile sınırlıdır. Yüksek sıcaklıkta delme işlemi sırasında kuyudan geri dönüştürülen sondaj sıvısının sıcaklığını düşürmek için çamur soğutucuları veya soğutma kuleleri kullanmak yaygın bir prosedürdür.

Yazının tamamına buradan erişebilirsiniz.

Kaynak: ThinkGeoEnergy