Haberler

Seralar, yüksek teknoloji ve jeotermal kaynak kullanacak

SERKONDER üyeleri (kaynak: Yeni Şafak haber görseli)
Cannur Bozkurt Cannur Bozkurt 8 Nis 2019

Büyük bir oranı eski tesislerden oluşan sera sektörü, son teknoloji yerli üretim sera kurulumlarıyla büyüyerek, kadın çiftçilerin önde olacağı süreçte, Afyon’dan İzmir’e; Ağrı’dan Eskişehir’e uzanan jeotermal hat üzerinde organize sera bölgeleri oluşturulacak.

Sektörde 2012’de rakip firmaların ‘birlikten kuvvet doğar’ mantığı ile kurdukları bir oluşum olan Sera Konstrüksiyon, Donanım ve Ekipman Üreticileri ve İhracatçıları Derneği (SERKONDER), ülke çapındaki seraların modernizasyonu, yerli üretimin desteklemesi, atıl durumdaki tesislerin yeniden üretime başlaması ve devletin bu alandaki uzun vadeli politikalarında görev alma amacını gütmektedir.

Ülkemizdeki mevcut sera kurulumun yüzde 75’inin 1970’li ve 80’li yıllardan kalma olduğunu belirten SERKONDER Yönetim Kurulu Üyesi Erol İnceler; “Modern seralar 10 yıldır gelişiyor. Çiftçiler uzun süre yenilemeye yanaşmadı. Şimdi Ziraat Bankası’nın 7 yıllık 2 yıl geri ödemesiz kredi imkanıyla sektörde yüzde 50 oranında artan talep söz konusu” bilgisini veriyor.

Oluşumun bir diğer Yönetim Kurulu üyesi Barış Aydoğdu, seracılık alanında da kentsel dönüşüm benzeri bir politika başladığına dikkat çekiyor: “Her şeyi değiştirecek, verimi artıracak tarımsal dönüşüm gündemde. Mesela, geçen yıl Antalya’da 15 bin kişi çiftçiliği bıraktı. Kimi kamuda göreve başladı, kimi arazisini sattı veya bina yaptırdı. Tarımsal kârlılıktaki azalış sonrasında seracılığı bıraktıklarını görüyoruz ama devletin destekleri sayesinde yeniden bir dönüş söz konusu. Ayrıca Tarım Bakanlığı’nın büyük yatırımcıları çekebilecek ciddi teşvikleri olduğunu görüyoruz.” açıklamarında bulundu.

Sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde ‘Sera Akademisi’ kurmuş olan dernek, kadın çiftçilere yönelik Antalya’da bir eğitim sürecine başlamış. İki dönüm modern seradaki eğitimlerde kadın çiftçilere, seraları doğru kullandıkları zaman nasıl para kazanabilecekleri öğretilecek.

Erol Yeniler, kadın gücünün sektördeki değerine ilişkin: “Tarımda erkek önde gibi görülür ama tarlada aktif çalışan hatta çilesini çeken kadındır. Bu anlamda erkeklerin uğraşmayıp bıraktığı seralara kadın eli değecek. Halihazırda çalışanların yüzde 90’ı kadın. Bu girişimcilere sağlanan uygun krediler de gündemimizde olacak.” diyor.

Tarım Bakanlığı’nın gündeminde organize sera bölgesi olduğunu paylaşan Aydoğdu süreci şöyle anlatıyor: “Afyon’dan başlayıp Dikili’ye kadar uzanan bir jeotermal bölgede sera üretim hattı kurma planı söz konusu. En fazla maliyet ısıtmaya gittiği için sıcak su değerli. Aynı durum Ağrı, Yozgat ve Eskişehir hattı için de geçerli. MTA’nın arama yaptığı kuyularda, 120 santigrat derecenin altında olanlar kapatılıyor. Şimdi buralara büyük seralar yapılabilecek. Bunun için komisyon kurulacak ve SERKONDER’de katılımıyla yer alacak. Büyük yatırımcıların dikkatini çekmesi için önemli.”

Türkiye’nin sera kurulumunda Rusya ve Türk Cumhuriyetleri’nde pazar lideri olduğunu bilgisini de veren Erol İnceler, “Rusya bu işe öncelik veriyor. Güneş yok, ama gıda talebi fazla. Eksi 15 derece şartlarına uygun teknolojide anahtar teslim sera kuruyoruz. SERKONDER üyelerinin ihracatının büyük bölümü önce Rusya sonra da Türk Cumhuriyetlerine yapılıyor. Körfez bölgesine Katar ve Arabistan’a da kurulum var ama bu sefer soğutmak için” diyor.

Kaynak: Yeni Şafak