Haberler

Türkiye, 2020 yılına kadar 2.000 MW jeotermal enerji üretim kapasitesini hedefliyor

Cannur Bozkurt Cannur Bozkurt 17 Mar 2019

Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği'ne (JESDER) göre, Türkiye jeotermal enerji üretim kapasitesini 2020 yılına kadar, 2018 yılına oranla yaklaşık % 50 artışla, 2020 yılına kadar 2.000 MW'a çıkarmayı planlıyor.

Türkiye, jeotermal enerji potansiyelini daha iyi kullanmak istiyor ve 2020 yılına kadar 2.000 MW’lık bir jeotermal enerji üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Ülkenin güncel kurulu gücü 1.347 MW’tır. Alman şirketleri için fırsatları vurgulamayı amaçlayan bir makalede, German Trade & Invest, Türkiye’deki jeotermal fırsatlarının olumlu bir resmini çizdi.

Türk enerji politikası, yenilenebilir enerjilerin genişlemesine dayanmaktadır. Amacı ithal edilen fosil yakıtlara olan bağımlılığı ve kronik ticaret açığını azaltmaktır. Güç ve ısı üretimi için jeotermal enerji giderek daha önemli hale gelmektedir.

2020’nin sonunda, yani iki yıldan daha az bir sürede, santral kapasiteleri 2.000 MW’a yükselecek ve böylece 2018’e kıyasla yaklaşık yüzde 50 artacaktır. JESDER’e göre, ülkenin batı bölgelerindeki jeotermal kaynaklardan elde edilen potansiyel tahmini elektrik üretimi, yaklaşık 3.000 megawatt civarındadır. Şu anda jeotermal enerjinin toplam elektrik üretimindeki payı de 2,4’ün altında bulunmaktadır.

Oteller, yüzme havuzları ve seralar gibi konut ve ticari mülkleri ısıtma potansiyeli 30.000 MW olarak tahmin edilmektedir.

Bölgesel ısıtma sistemleri için projeler

JESDER’e göre, ülke temel olarak yıllık yaklaşık 1 milyar ABD doları yatırımla yılda 200 ila 250 megawatt ek jeotermal kapasite oluşturma fırsatına sahip. Projelerin geri ödeme süresi yaklaşık beş yıl olarak tahmin edilmektedir. JESDER, 4.000 metre derinlikli ve sondajı 60 ila 80 gün arasında süren bir jeotermal kuyunun maliyetini 3 milyon ila 4 milyon dolar arasında olduğunu tahmin etmektedir.

Türkiye’nin batı illeri olan Manisa ve Aydın’da, çok sayıda jeotermal kaynağın bulunmakta, jeotermal santrallerden kaynaklanan atık suyun seraları ısıtmak için kullanıldığı özel bölgeler halihazırda inşa edilmektedir.

Özellikle dikkat çekecek olan proje, Denizli’nin yakınlarındaki Sarayköy bölgesinde, 650.000 metrekarelik bir alanda seraların inşa edileceği ve Zorlu Enerji santralinden çıkan atık akışkanı barındıracak projedir. Benzer bir proje Aydın yakınlarındaki Efeler bölgesinde de planlanmaktadır.

Türk ekonomi dergisi “Ekonomist” (27 Ocak 2019) ile yaptığı röportajda JESDER Başkanı Ali Kindap, kanıtlanmış potansiyelin toplam 9 milyar metreküp doğal gaz tüketimine karşılık geldiğini tahmin ediyor. Bölgesel ısıtma sistemleri için enerji, yüksek döviz harcamalarından tasarruf sağlayabilir. Kindap’a göre, jeotermal sistemler batı bölgelerinde yaklaşık 6 milyon haneyi ısıtabilir. Yine Orta ve Doğu Anadolu’da, devlete ait petrol şirketi TPAO’nun sondajından çıkan, bol ve ekonomik olarak değerlendirilebilecek jeotermal kaynaklar bulunmaktadır.

Şirketler kapasite artırımını planlıyor

2018 yılının sonunda, Türkiye’de toplam 53 jeotermal enerji santrali işletilmektedir. Kurulu kapasite bakımından Türkiye, dünya çapında dördüncü sırada yer almaktadır. Beş jeotermal enerji santraline sahip olan Zorlu Enerji, 2020 yılının sonuna kadar 50 MW ilave kapasite yaratmayı planlıyor.

Kipas Holding’in sekiz santralli iştiraki olan Maren Maras Elektrik, 2020’nin sonuna kadar 30 MW daha ilave etmeyi planlıyor. Enerjeo Kemaliye Enerji Üretim (http://www.enerjeo.com) mevcut kurulu gücü şu anda 25 megawatt olan kapasitesini 200 MW’a çıkarmayı hedefliyor.

Teknoloji sağlayıcıları için fırsatlar

Türkiye hükümeti, Yenilenebilir Enerji Teşvik Mekanizması (YEKDEM) kapsamında jeotermal enerji yatırımlarını sübvanse etmektedir. Diğer insiyatiflerin yanı sıra, şirketler on yıl boyunca vergi avantajları ve elektrik alım garantileri alıyorlar. 2005 yılında uygulamaya konan bu sübvansiyon sistemi başlangıçta 2020 yılına kadar çalışacak. O zamana kadar tamamlanan projeler faydalardan yararlanacak. 2020 sonrası için ise, projelerin finanse edilip edilmeyeceği ve ne ölçüde destekleneceği henüz bilinmiyor.

IGC Türkiye Jeotermal Kongresi ve Fuarı, sadece son yıllarda değil jeotermal gelişiminde en hızlı büyümeyi gösteren bu büyüyen jeotermal piyasasına bağlanmak için harika bir fırsat sunacak.

 

 

 

Kaynak: ThinkGeoEnergy