Haberler

Yunanistan jeotermal kanununda değişiklik önerdi

Akropolis, Atina, Yunanistan'dan Oympian Zeus Tapınağı'na bakış (kaynak: flickr / Andy Montgomery, creative commons)
Cannur Bozkurt Cannur Bozkurt 11 Mar 2019

Yunanistan'daki jeotermal kanun tasarısı ile önerilen değişiklikler, jeotermal kaynakları merkezi yönetim odağından çıkarıp yerel yönetimin kullanımına sunan yeni bir  yönetim tarzı  hedeflenmektedir.

Yunanistan’ın yaklaşık otuz bölgesinde jeotermal sahalar tespit edilmiştir. Bu sahalar sınırlı çevresel ayak izi  bırakarak balık çiftliklerinin ısıtılması, sera bitkilerinin ısıtılması, tarım ürünlerinin kurutulması, evlerin, okulların ve hastanelerin ısıtılması ve soğutulması, sudan tuzun arındırılması ve banyo tesisleri gibi bir dizi enerji ihtiyacını karşılayabilir.

Geçtiğimiz günlerde Yunanistan Parlamentosu’nda yapılması planlanan Çevre ve Enerji Bakanlığı’na ait  yeni yasa tasarılarının sunumu, ülkenin jeotermal potansiyelinin araştırılması, kullanılması ve yönetimi ile ilgili özel bir “bölüm” içeriyor.

Önerilen temel değişiklikliklerden biri jeotermal alanların sınıflandırılmasıdır.  Daha önce kaynakları  yerel (30-90 °C akışkan sıcaklığı) ve ulusal çıkar (90 °C’nin üzerindeki sıcaklık) olarak ayıran  belirteç ortadan kaldırıldı. Minimum jeotermal potansiyel  sıcaklığı, 25 °C’den 30 °C’ye yükseltilerek, sulamada tarımsal sondajın kullanılması sağlandı. İlk kez, Jeotermal İlgi Alanı (PGHE), 90 °C’ye kadar jeotermal potansiyel göstergelerinin bulunduğu en büyük alan olarak tanımlanmıştır.

Ulusal çıkar ve tayin edilmemiş alanlardaki jeotermal potansiyelin araştırılması, işletilmesi ve yönetimi ile ilgili sorumluluk PEN bakanına aittir. Yerel çıkar ve PGHE alanlarında, yönetim merkezsiz kalmaya devam etmektedir. Ayrıca bir jeotermal potansiyel tespit edilirse, ilgili ruhsat aidatlarının ödeneceği pilot bir projeye izin verilmesi öngörülmüştür.

Bakan George Stathakis’in Pazar günü “Dawn”a verdiği demeçte söylediği gibi, hükümetin jeotermal enerjiyi destekleme konusundaki yeni politikası, ulusal sermayeden sermaye almanın yanı sıra yerel yönetimlerin güçlenmesini sağlıyor. Ayrıca bakan, yerel üreticinin birincil sektördeki, yerel yönetimin ve yerel küçük ve orta ölçekli işletmelerdeki kilit rolünü vurguluyor.

Yeni düzenlemeler, jeotermal refahı yerel üretken potansiyele dağıtmayı ve yerel ekonomiyi ve toplumu güçlendirmeyi, oluşturulan yeni kamusal jeolojik ilkenin desteğiyle merkeziyetçi yönetimi teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

Bakan, bu temiz enerjiye başarılı bir şekilde geçiş için gerekli ilkelere dayanan yerel topluluklarla birlikte gerekli olan güven ortamını geliştirmesini umduğunu belirtiyor.

Kaynak: ThinkGeoEnergy,  AVGI.gr