Haberler

IGA: Türkiye’nin jeotermal deneyimi COP31 için önemli

Görsel yapay zeka ile oluşturmuştur.
Merve Uytun 21 Eki 2026

Uluslararası Jeotermal Birliği Yöneticisi Marit Brommer, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada COP31'in Türkiye'nin jeotermal deneyimini dünyayla paylaşması için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.

Uluslararası Jeotermal Birliği (IGA) Üst Yöneticisi Marit Brommer, Anadolu Ajansının (AA) 17 Ekim Dünya Jeotermal Enerji Günü kapsamında gerçekleştirdiği röportajda, Türkiye’nin jeotermal enerji alanındaki deneyimini ve bu deneyimin COP31 sürecinde uluslararası ölçekte taşıdığı önemi değerlendirdi.

Jeotermal enerjinin yerli, güvenilir ve sürdürülebilir bir enerji kaynağı olduğunu vurgulayan Brommer, elektrik üretiminin yanı sıra bölgesel ısıtma ve soğutma, endüstriyel uygulamalar ve jeotermal seracılık gibi alanlarda da önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.

Türkiye’nin jeotermal uygulamaları dünyaya örnek olabilir

Anadolu Ajansına konuşan Brommer, Türkiye’nin jeotermal elektrik kurulu gücünde dünyada dördüncü, Avrupa’da ise birinci sırada bulunduğuna dikkat çekti.

Türkiye’nin jeotermal alandaki güçlü yönünün yalnızca elektrik üretim kapasitesi olmadığını belirten Brommer, kaynakların farklı sektörlerde değerlendirilmesinin ülkeye uluslararası ölçekte önemli bir konum kazandırdığını ifade etti.

Türkiye’nin Kanada’da düzenlenen Dünya Jeotermal Kongresi’nde sunduğu ülke değerlendirmesine de değinen Brommer, bölgesel ısıtma, tarım ve yerel ekonomik kalkınma uygulamalarının diğer ülkeler için örnek oluşturabileceğini söyledi.

Brommer, Türkiye’nin kaynak geliştirme, yatırım, düzenleme ve doğrudan kullanım alanlarındaki deneyiminin Orta Asya, Balkanlar ve Afrika gibi gelişmekte olan jeotermal pazarlar açısından değerli olduğunu vurguladı.

Jeotermal yatırımlarda finansman ve düzenleme ihtiyacı

AA’ya yaptığı değerlendirmede jeotermal enerjinin küresel potansiyelinden daha fazla yararlanılabilmesi için yatırım ortamının iyileştirilmesi gerektiğini belirten Brommer, yüksek başlangıç maliyetleri, arama riskleri ve uzun izin süreçlerinin sektörün gelişimini zorlaştırabildiğini ifade etti.

Hükümetlerin kaynak haklarını netleştirmesi, şeffaf ruhsatlandırma süreçleri oluşturması ve arama risklerini azaltacak finansman mekanizmaları geliştirmesi gerektiğini belirten Brommer, uzun vadeli ve istikrarlı yatırım koşullarının önemine dikkat çekti.

COP31 jeotermalin uluslararası görünürlüğünü artırabilir

Antalya’da düzenlenecek COP31’in Türkiye açısından önemli bir fırsat olduğunu vurgulayan Brommer, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31’i jeotermal alanındaki uzmanlığı daha geniş politika ve yatırım çevreleriyle buluşturmak için önemli bir fırsat olarak görüyoruz.”

COP31 görüşmelerinin yalnızca iklim hedeflerine değil, somut uygulamalara da odaklanması gerektiğini belirten Brommer, politika yapıcıların, düzenleyici kurumların, kalkınma bankalarının, yatırımcıların ve jeotermal uzmanlarının ortak çözümler geliştirmesinin önemine işaret etti.

Brommer’e göre jeotermal sektörünün gelecekteki başarısı, yalnızca jeolojik potansiyelin büyüklüğüyle değil, bu potansiyelin sürdürülebilir yatırımlara, altyapıya ve toplumsal faydaya dönüştürülmesiyle ölçülecek.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)