İzmir’de 9 Eylül ve Yamanlar jeotermal ruhsatlarında sondaj planı
İzmir'in Çiğli, Karşıyaka ve Menemen ilçeleri sınırlarına giren iki ruhsat sahasında, jeotermal kaynak arama projesi için teknik değerlendirmeler tamamlandı.
İzmir’in Çiğli, Karşıyaka ve Menemen ilçelerini kapsayan geniş bir alanda, Togan Akkoç tarafından yürütülmesi planlanan jeotermal kaynak arama projesi için teknik değerlendirmeler tamamlandı. 1648 (ER:3423019) ve 1663 (ER:3445454) numaralı ruhsat sahalarını kapsayan projeye ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci İzmir Valiliği tarafından başlatıldı.
Etüt Raporu: Jeotermal Potansiyeli Güçlü Alanlar Belirlendi
Proje kapsamında paylaşılan “Jeolojik, Jeofizik ve Hidrojeolojik Etüt Raporu”nda, sahada gerçekleştirilen jeolojik haritalama, hidrojeolojik etütler ve jeofizik ölçümler birlikte değerlendirilerek yer altı yapısının genel karakteri ortaya kondu. Bu çalışmalar neticesinde:
-
9 Eylül ruhsat sahasında jeotermal potansiyele sahip olduğu öngörülen 5 adet öncelikli sondaj lokasyonu,
-
Yamanlar ruhsat sahasında ise 4 adet öncelikli sondaj lokasyonu belirlendi.
Etütlerde, akışkan dolaşımı potansiyeli, jeotermal sistemin sınırları ve ısı üretim kabiliyeti gibi kritik parametreler dikkate alındı.
Azami 650 m Derinliğe Kadar Sondaj Yapılacak
Proje kapsamında her bir kuyunun azami 650 metre derinliğe ulaşması planlanıyor. Ancak saha koşullarına bağlı olarak, yeterli veri elde edildiği takdirde kuyular daha sığ derinliklerde tamamlanabilecek. Bu esneklik, yatırımın maliyet etkinliğini artırmayı hedefliyor.
Potansiyel Isı Gücüyle Binlerce Konut ve Sera Isıtılabilir
Etüt raporunda sunulan termal kapasite hesabına göre:
-
30 L/s debi ve 80°C sıcaklığa sahip bir üretim kuyusu ile 3.780.000 kcal/h ısı elde edilerek yaklaşık 37,8 dönüm sera ya da 3.780 konutun ısıtılması mümkün.
-
İki üretim kuyusu ile bu kapasite 7.560.000 kcal/h düzeyine çıkıyor; bu da 75,6 dönüm sera ya da 7.560 konut anlamına geliyor.
Bu veriler, İzmir’in kuzey ilçelerinde jeotermal ısıtma potansiyelinin tarım ve yerleşim alanlarında doğrudan kullanımına olanak sağlayabileceğini gösteriyor.
Sondaj Noktaları Bilimsel ve Çevresel Kriterlerle Belirlendi
Sondaj lokasyonları belirlenirken yalnızca jeolojik veriler değil, aynı zamanda:
-
Yerleşim alanlarına mesafe,
-
Arazi eğimi ve morfolojisi,
-
Tarımsal bütünlük,
-
Biyolojik çeşitlilik,
-
Mülkiyet yapısı ve ulaşım gibi unsurlar da dikkate alındı.
Her sondaj alanı için 760 m²’lik bir ÇED inceleme alanı tanımlandı. Bu alanlarda sondaj platformu, sıvı havuzu, hafriyat ve bitkisel toprak depolama alanları, geçici konteynerler (atık, kimyasal, ofis) ve foseptik çukuru yer alacak.
Tüm ÇED sahalarına mevcut yol altyapısıyla ulaşım sağlanacak, proje kapsamında yeni bir yol açılması öngörülmüyor.
Kaynak: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı