Türkiye Yeşil Taksonomisi yürürlüğe girdi: Jeotermal için kritik aşama teknik kriterler
Türkiye Yeşil Taksonomisi yürürlüğe girdi. Jeotermal yatırımların “yeşil” sayılacağı koşullar, yayımlanacak teknik tarama kriterleriyle netleşecek.
Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Yönetmelik hazırlıkları sırasında paylaşılan taslak dokümanlarda jeotermal elektrik üretimi ile jeotermal ısı ve soğutma faaliyetleri enerji faaliyetleri arasında yer alıyordu. Jeotermal yatırımların hangi şartlarla “yeşil” sayılacağını ise İklim Değişikliği Başkanlığı’nın yayımlayacağı teknik tarama kriterleri belirleyecek.
[Ek-1’de jeotermal varsa spotu şöyle değiştirin: “Yönetmeliğin Ek-1’inde yer alan uygun ekonomik faaliyetler arasında jeotermal enerjiden elektrik üretimi ile jeotermal ısı ve soğutma faaliyetleri de bulunuyor.”]
Türkiye’de hangi ekonomik faaliyetlerin çevresel açıdan sürdürülebilir kabul edilebileceğini belirleyen Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, 24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemenin amaçları arasında sürdürülebilir yatırımlara finansman akışının teşvik edilmesi ve piyasada “yeşile boyama” olarak tanımlanan yanıltıcı çevresel iddiaların önlenmesi bulunuyor.
Yeni sistem jeotermal sektörü açısından da önem taşıyor. Yönetmelik hazırlıkları sırasında paylaşılan taslak dokümanlarda “Jeotermal Enerjiden Elektrik Üretimi” ayrı bir ekonomik faaliyet olarak tanımlanıyordu. Jeotermal kaynaklardan ısı ve soğutma üretimi de enerji faaliyetleri arasında yer alıyordu.
“Uygun” olmak “uyumlu” olmak anlamına gelmiyor
Yönetmelik iki kavramı birbirinden ayırıyor. Ek-1’de listelenen faaliyetler “uygun ekonomik faaliyet” sayılıyor. Bir faaliyetin “uyumlu” kabul edilmesi için ise üç şartı birlikte sağlaması gerekiyor: çevresel hedeflerden en az birine önemli ölçüde katkı sağlaması, diğer çevresel hedeflerden hiçbirine önemli zarar vermemesi ve asgari sosyal koruma önlemlerine uyması. Dolayısıyla bir faaliyetin yenilenebilir enerji niteliği taşıması, onu tek başına taksonomiyle uyumlu hale getirmiyor.
Emisyon eşiği nihai kriterlerle netleşecek
Taslak dokümanlarda jeotermal elektrik üretimi için yaşam döngüsü sera gazı emisyonlarının 100 g CO₂e/kWh’nin altında olması kriteri yer alıyordu. Aynı sınır jeotermal ısı ve soğutma üretimi için de öngörülüyordu. Bu değer, AB Taksonomisi’nde jeotermal için belirlenen eşikle aynı.
Ancak Yönetmeliğin kendisi herhangi bir sayısal eşik içermiyor. Teknik tarama kriterleri İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından belirlenecek ve Başkanlığın resmî internet sayfasında yayımlanacak. Bu nedenle 100 g CO₂e/kWh eşiğinin nihai uygulamada aynen korunup korunmayacağı, Başkanlığın yayımlayacağı kriterlerle netleşecek.
Elektrik üretiminin yanında doğrudan kullanım da var
Taslak dokümanlarda jeotermal yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı tutulmuyordu. Jeotermal enerjiden elektrik üretimi, jeotermal enerjiden ısı/soğutma ve güç kojenerasyonu ile jeotermal enerjiden ısı/soğutma üretimi ayrı faaliyetler olarak sıralanıyordu.
Bu kapsam, Türkiye açısından özellikle bölgesel ısıtma ve jeotermal kaynakların doğrudan kullanımına yönelik yatırımlar bakımından önem taşıyor. Bununla birlikte belirli bir projenin taksonomiyle uyumlu sayılabilmesi için ilgili faaliyetin nihai teknik kriterlerini karşılaması gerekecek.
Altı çevresel hedef belirlendi
Türkiye Yeşil Taksonomisi’nde altı çevresel hedef bulunuyor:
- Sera gazı emisyonlarının azaltımı
- İklim değişikliğine uyum
- Su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması
- Döngüsel ekonomiye geçiş
- Kirliliğin önlenmesi ve kontrolü
- Biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ile restorasyonu
Dolayısıyla jeotermal yatırımların değerlendirilmesinde yalnızca düşük karbonlu elektrik veya ısı üretimi belirleyici olmayacak. Diğer çevresel hedeflere “önemli zarar vermeme” şartı da belirleyici olacak.
Yeşil finansmana erişimde etkili olabilir
Taksonominin sektör açısından önemli sonuçlarından biri finansman tarafında ortaya çıkabilir. Yönetmelik, teknik tarama kriterlerinin uygun ekonomik faaliyetlerin finansmana erişimini desteklemek amacıyla oluşturulmasını esas alıyor.
Ek-1’deki faaliyetlerden en az birini yürüten kurum, kuruluş ve işletmeler için raporlama gönüllü. Zorunlu raporlama yalnızca belirli finansal kuruluşlar için öngörülüyor: bankalar, aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri. Bu kuruluşlar 1 Ocak 2029’a kadar taksonomi raporlaması yapmak zorunda değil. Raporlama usul ve esaslarını ilgisine göre SPK, BDDK ve SEDDK belirleyecek.
Raporlamakla yükümlü finansal kuruluşlar, kendi raporlamalarına konu olabilecek işlemler için Ek-1 kapsamındaki işletmelerden taksonomi raporlaması talep edebilecek. Bu nedenle raporlama reel sektör için gönüllü olsa da, banka kredisi kullanan jeotermal şirketleri uygulamada bu taleple karşılaşabilir.
Bu yapı, teknik kriterleri karşılayan jeotermal elektrik, ısıtma ve diğer doğrudan kullanım yatırımlarının ilerleyen dönemde yeşil kredi ve diğer sürdürülebilir finansman araçları açısından sınıflandırılmasında önem kazanabilir.
Sıradaki adım: nihai teknik kriterler
Yönetmeliğe göre teknik tarama kriterlerini belirleme, geliştirme ve güncelleme yetkisi İklim Değişikliği Başkanlığı’nda olacak. Kriterlerde güncelleme yapılırsa, güncel kriterler her yıl 15 Aralık’a kadar yayımlanacak ve takip eden yıldan itibaren geçerli olacak.
Bu nedenle jeotermal sektörü açısından bundan sonraki önemli aşama, Başkanlığın yayımlayacağı nihai teknik tarama kriterleri olacak. Bu kriterler, jeotermal yatırımların hangi çevresel performans şartlarıyla “uyumlu ekonomik faaliyet” olarak değerlendirileceğini netleştirecek.
Kaynak: Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, resmi metin (iklim.gov.tr)