Haberler

Jeotermal sektöründen TBMM’ye yeni yasa çağrısı

Jeotermal Enerji Kullanım Alanları (Kaynak: JED)
Merve Uytun 29 Eyl 2026

Jeotermal Enerji Derneği, yeni yasama yılı öncesinde TBMM’ye çağrıda bulundu. Sektör; YEKDEM için 2040 takvimi, tek merkezden koordinasyon, arama ve sondaj destekleri ile bütüncül bir Jeotermal Kanunu talep ediyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1 Ekim’de başlayacak 28’inci Dönem 5’inci Yasama Yılı öncesinde, jeotermal sektörünün mevzuat ve yatırım ortamına ilişkin beklentileri gündeme taşındı.

Jeotermal Enerji Derneği (JED), sektörün tek merkezden koordine edilmesini, izin süreçlerinin hızlandırılmasını, arama ve sondaj yatırımlarına yönelik destek mekanizmalarının geliştirilmesini ve mevcut jeotermal mevzuatının günün ihtiyaçları doğrultusunda yeniden ele alınmasını istedi.

JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, sektörün taleplerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan ve ilgili Bakanlık bürokrasisiyle paylaştıklarını belirtti.

Öncelikli talep: YEKDEM için 2040 takvimi

JED’in öne çıkardığı başlıklardan biri, YEKDEM kapsamında jeotermal santraller için öngörülen işletmeye giriş tarihinin 31 Aralık 2030’dan 2040’a uzatılması. Kındap, bu düzenlemeyi sektörün öncelikli talepleri arasında gösterdi.

Sektör ayrıca güneş enerjisiyle hibrit jeotermal santrallerin geliştirilmesini ve jeotermalin elektrik üretiminin yanı sıra farklı alanlarda entegre kullanımının teşvik edilmesini istiyor.

JED’in önerileri arasında stratejik mineraller ve Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (EGS) için yeni düzenlemelerin yapılması da bulunuyor. Jeotermal santrallerin ruhsatlandırma, izin, denetim, imar ve taşınmaz temini süreçlerinin ise uzmanlaşmış bir yapı üzerinden koordine edilmesi talep ediliyor.

Arama ve sondaj yatırımlarına destek talebi

Jeotermal yatırımlarının en riskli aşamalarından olan arama ve sondaj faaliyetleri de sektörün gündeminde. JED, bu yatırımlar için risk paylaşımı ve sigorta modellerinin geliştirilmesini, petrol ve doğal gaz sektöründe kullanılan destek mekanizmalarına benzer uygulamaların jeotermal sektöründe de oluşturulmasını öneriyor.

Kındap, yatırımcılara uzun vadeli öngörülebilirlik sağlanmasının yeni projelerin geliştirilmesi açısından önem taşıdığını ifade etti.

Hedef 2035’te 4.500 MW

Türkiye’nin 2035 enerji hedefleri kapsamında jeotermal elektrik kurulu gücünün mevcut yaklaşık 1.800 MW seviyesinden 4.500 MW’a çıkarılması öngörülüyor. Kındap, sektörün bu hedef doğrultusundaki yatırımları gerçekleştirebilecek finansal kapasiteye, teknik birikime ve yetişmiş insan kaynağına sahip olduğunu belirtti.

Mevcut yapıda jeotermal yatırımlarının merkezi ve yerel kurumlarda farklı uygulamalarla karşılaşabildiğini belirten Kındap, bunun yatırım sürelerini uzattığını ve maliyetleri artırdığını ifade etti.

“Bütüncül Jeotermal Kanunu” talebi

JED’in yeni yasama yılı için öne çıkardığı temel başlıklardan biri de bütüncül bir Jeotermal Kanunu hazırlanması.

Dernek, elektrik üretiminin yanı sıra ısıtma, seracılık, kurutma ve termal turizm gibi doğrudan kullanım alanları ile stratejik mineraller ve yeni jeotermal teknolojileri kapsayan daha geniş bir hukuki çerçeve oluşturulmasını talep ediyor.

Kındap, yeni dönemde aramadan üretime, denetimden çevresel izlemeye kadar süreçlerin ortak standartlarla yürütülmesinin yatırımcı, kamu ve yerel halk açısından güveni güçlendireceğini belirterek, sektörün beklentisinin bütüncül Jeotermal Kanunu’nun yeni yasama yılında TBMM gündemine alınması olduğunu ifade etti.

Kaynak: Dünya Gazetesi