Haberler

Kapsamlı izleme stratejisi, Tauhara jeotermal enerji santralinde verimliliğin korunmasını sağlıyor

The Tauhara geothermal power plant in New Zealand (source: Contact Energy)
Merve Uytun 30 May 2026

Makine durum izleme ve koruma sistemleri, Yeni Zelanda’daki Tauhara jeotermal enerji santralinin verimli işletilmesinin temel unsurlarından biri oldu.

Bu makale, Derek Evans (Contact Energy), Matthew Applegate (Contact Energy) ve Mike Hastings (Brüel & Kjær Vibro) tarafından kaleme alınmıştır.

Yakın zamanda devreye alınan Yeni Zelanda’daki Tauhara Jeotermal Enerji Santrali, gerek ölçeği gerekse proje uygulama süreciyle birçok açıdan dikkat çekiyor. Bu makale ise projenin belirli bir başarısına odaklanıyor: santral genelinde uygulanan makine koruma ve durum izleme stratejisi.

Dünyanın en büyük tek şaftlı jeotermal buhar türbini, yüksek verimlilik hedefiyle tasarlandı. Ancak bu türbin-jeneratör sistemi ile bu verimliliği mümkün kılan ileri teknoloji ekipman ve süreçlerin kusursuz bir şekilde birlikte çalışması gerekiyor. Makalede, bunu mümkün kılan izleme çözümünün yanı sıra, sistemi başarıyla hayata geçiren durum izleme ekibinin çalışmaları da ele alınıyor.

Yeni jeotermal enerji santrali projelerinde görev alan tesis yöneticileri için bu çalışma, kapsamlı izleme sisteminin uygulanması sırasında karşılaşılan zorluklar ve elde edilen faydalara ilişkin önemli deneyimler sunuyor. Bu bilgiler, benzer projelerde görev alan profesyoneller için değerli bir referans niteliği taşıyor.

Industrial power plant scene with large gray turbine-like machines lined along a warehouse, safety yellow rails, and overhead lighting.
Figure 1 Steam turbine of the Tauhara geothermal station source BK Vibro Contact Energy

Tauhara: Dünyanın en büyük tek şaftlı jeotermal türbinine sahip santral

Yeni Zelanda’nın Waikato bölgesinde, Taupo Gölü’nün kuzeyinde yer alan Tauhara Jeotermal Enerji Santrali, hem kapasitesi hem de teknolojik altyapısıyla dikkat çekiyor. Avustralya ve Pasifik levhaları arasında bulunan ve ülkenin en verimli jeotermal alanlarından biri olarak kabul edilen Taupo Volkanik Kuşağı’nda yer alan santral, yüksek sıcaklıklı (240–290°C) ve düşük yoğuşmayan gaz (NCG) içeriğine sahip jeotermal akışkandan faydalanıyor.

174 MW kurulu güce sahip olan Tauhara, jeotermal uygulamalar için tasarlanmış dünyanın en büyük tek şaftlı buhar türbinine ev sahipliği yapıyor. Santralin tam kapasite çalışmasıyla Yeni Zelanda’nın elektrik ihtiyacının yaklaşık %3,5’ini karşılaması ve yaklaşık 200 bin haneye enerji sağlaması öngörülüyor.

Santralin sahibi ve işletmecisi olan Contact Energy, Temmuz 2025’te Manawa Energy’yi bünyesine kattıktan sonra hidroelektrik, jeotermal ve termik santrallerden oluşan toplam 37 üretim tesisini işletmeye başladı. Şirket ayrıca 51,4 MW kapasiteli Te Huka Unit 3 jeotermal ikili çevrim santralini devreye alırken, 101 MW kapasiteli Te Mihi Stage 2 projesinin de 2027 yılında işletmeye alınmasını hedefliyor. Contact Energy’nin toplam elektrik üretiminin %88’den fazlası yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor.

Yılların deneyimi üzerine inşa edildi

Tauhara yeni bir proje olmasına rağmen, tasarımı ve işletme yaklaşımı Contact Energy’nin uzun yıllara dayanan jeotermal tecrübesine dayanıyor. Şirket halihazırda farklı tesislerinde 42 buhar türbini ve yaklaşık 589 yardımcı ekipmanı çeşitli izleme sistemleriyle takip ediyor.

Jeotermal santrallerde güvenilir işletme için makine durum izleme sistemleri kritik öneme sahip. Contact Energy’nin geçmişte karşılaştığı başlıca işletme ve bakım sorunları arasında türbin-jeneratör hizasızlıkları, geniş sahalara yayılmış ekipmanların izlenmesi, izlenmeyen ekipmanlardan kaynaklanan yüksek bakım maliyetleri, jeotermal akışkanın neden olduğu korozyon ve mineral çökelmeleri ile türbinlerde dengesizlik, yatak problemleri ve mekanik aşınmalar yer alıyor.

Bu deneyimler doğrultusunda geliştirilen Tauhara izleme stratejisi, yalnızca santral içindeki ekipmanları değil, jeotermal buhar sahasındaki kritik tesisleri de kapsıyor.

Verimlilik için gelişmiş türbin tasarımı

Tauhara’nın merkezinde yer alan türbin-jeneratör ünitesi, tek bir şaft üzerinde çalışan iki adet çift gövdeli, üç flaşlı yoğuşmalı reaksiyon türbininden oluşuyor.

Santralde kullanılan üç flaşlı buhar sistemi daha fazla buhar üretimine imkan verirken, hibrit iki kademeli ejektör ve sıvı halkalı vakum pompasıyla desteklenen doğrudan temaslı kondenser sistemi türbin verimliliğini artırıyor. Bu tasarım sayesinde kondenserdeki yoğuşmayan gaz miktarı azaltılırken, düşük basınç türbini üzerindeki geri basınç da düşürülüyor.

Contact Energy ayrıca emisyonları daha da azaltmak amacıyla yoğuşmayan gazların yeniden rezervuara basılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Şirket, Tauhara sahasındaki jeotermal akışkanın zaten oldukça düşük seviyede NCG içerdiğini belirtiyor.

Industrial piping system on a metal walkway with yellow railings, large ducts and machinery against a green warehouse backdrop.
Figure 2 Liquid ring vacuum pumps at Tauhara source BK Vibro Contact Energy

Bu ilave sistemler türbin verimliliğini artırırken, bakım ve işletme açısından da ek zorluklar ortaya çıkarıyor.

Makaledeki Şekil 3, Tauhara Jeotermal Enerji Santrali’nde izlenen tüm ekipmanların genel görünümünü sunuyor. Santralde uygulanan durum izleme stratejisi; yalnızca türbin-jeneratör ünitesini değil, aynı zamanda kondenser sistemleri, vakum pompaları, soğutma ekipmanları ve diğer yardımcı tesisleri de kapsıyor.

Bu yaklaşım sayesinde kritik ekipmanların çalışma durumu sürekli takip edilirken, olası arızaların erken aşamada tespit edilmesi ve plansız duruşların önlenmesi hedefleniyor. Santral genelinde kurulan kapsamlı izleme altyapısı, yüksek verimlilik sağlayan karmaşık sistemlerin güvenilir şekilde işletilmesinde önemli rol oynuyor.

Process flow diagram of a chemical plant showing reactors ST1 and ST2,GEN,EXC, with condensers, separators, pumps, and cooling tower and labeled hot/cold streams.
Şekil 3 Tauhara Jeotermal Enerji Santralinde izlenen ekipmanların genel görünümü İzleme kapsamındaki makineler yeşil renkle gösterilmiştir Ayrıca şekilde akışkan buhar ve gaz akışları da belirtilmektedir Jeotermal akışkan mor buhar akışı yeşil soğuk sirkülasyon suyu mavi sıcak sirkülasyon suyu kırmızı ve vakum altındaki yoğuşmayan gazlar NCG gri renkle gösterilmiştir Yağlama yağı akışları ise turuncu renkle işaretlenmiştir Kısaltmaların açıklamaları Tablo 2de verilmiştir

Tauhara’da titreşim izleme stratejisi

Hangi ekipmanların izleneceğinin belirlenmesinin ardından, bu ekipmanlar için uygun bir izleme stratejisinin oluşturulması gerekiyor. Bu kapsamda şu sorulara yanıt aranıyor:

  • Tespit edilmesi ve teşhis edilmesi gereken kritik arıza modları hangileri?
  • Hangi arıza modları ekipman koruması, hangileri durum izleme amacıyla takip edilmeli?
  • Bu arızaların tespiti ve teşhisi için hangi izleme teknikleri kullanılmalı?

Tauhara Jeotermal Enerji Santrali’nde geliştirilen izleme stratejisi, hem ekipman koruması hem de durum izleme amacıyla ağırlıklı olarak titreşim ölçümlerine dayanıyor. Sistem iki ana ekipman grubunu kapsıyor:

  • Buhar türbini ve jeneratör
  • Yardımcı ekipmanlar (auxiliary machines)

    Buhar türbini ve 2 kutuplu jeneratör, Şekil 4’te ve Tablo 1’de gösterildiği gibi izlenmektedir.

Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: ThinkGeoEnergy