Haberler

AB fonu, temiz ısıtma programları için 3 milyar avro kaynak sağladı

AB Komisyonu, Brüksel (kaynak: flickr/ Andrew Gustar, creative commons)
Merve Uytun 14 Şub 2026

AB’nin 3 milyar avroluk ETS2 Frontloading Facility mekanizması, temiz ısıtma programlarını hedef alarak sosyal ve bina kaynaklı karbon azaltım planları kapsamında jeotermal ısıtmaya yeni bir yol açıyor.

European Investment Bank (EIB), European Commission ile birlikte, 2028’de başlayacak olan ETS2 (binalar ve ulaşım için yeni emisyon ticaret sistemi) öncesinde temiz ısıtma–soğutma yatırımlarını hızlandırmak ve binalarda ile karayolu taşımacılığında enerji talebini azaltmak amacıyla 3 milyar avroluk “ETS2 Frontloading Facility” mekanizmasını başlattı.

Şubat başında duyurulan bu mekanizma, Üye Devletlerin özellikle düşük ve orta gelirli hanelere doğrudan fayda sağlayacak karbon azaltım programlarını ön finansmanla desteklemesini amaçlıyor. Bireysel altyapı projelerini değil, fosil yakıta bağımlılığı azaltan, enerji faturalarını düşüren ve karbon fiyatlandırmasının sosyal etkilerini hafifleten ulusal ve yerel programları hedefliyor.

Bu çerçevede jeotermalin rolü var, ancak klasik proje finansmanından farklı bir konumda.

Mekanizma, ETS2 kapsamına girecek sektörlerde (özellikle binalar ve karayolu taşımacılığı) erken yatırımın önünü açmayı hedefliyor. EIB aracılığıyla sağlanan 3 milyar avroluk ön finansman, karbon fiyatlandırması maliyetleri artmadan önce Üye Devletlerin önlem almasını sağlamak için tasarlandı.

Öncelikler şunlar:

  • Temiz ısıtma ve soğutma çözümleri

  • Yenileme yoluyla enerji talebinin azaltılması

  • Kırılgan ve orta gelirli gruplar için erişilebilirlik

Mekanizma, Üye Devletlerin hazırlamak zorunda olduğu Sosyal İklim Planları ve Sosyal İklim Fonu hedefleriyle uyumlu.

Jeotermal ısıtma bu çerçevede nasıl yer alıyor?

Jeotermal enerji burada bağımsız bir enerji projesi olarak değil; bina karbon azaltımı ve sosyal destek programlarının bir parçası olan temiz bir ısıtma çözümü olarak konumlanıyor.

 Bina ölçeğinde jeotermal ve toprak kaynaklı ısı pompaları

Sığ jeotermal sistemler ve toprak kaynaklı ısı pompaları; konutlarda, apartman bloklarında ve küçük ticari binalarda, özellikle yalıtım ve verimlilik artırımıyla birlikte paket halinde uygulandığında güçlü bir uyum gösteriyor.

Özellikle düşük ve orta gelirli haneleri hedefleyen programlarda, jeotermal ısı pompaları istikrarlı işletme maliyetleri ve fosil yakıt fiyat dalgalanmalarına karşı koruma sağlıyor.

Jeotermal tabanlı bölgesel ısıtma

Jeotermal kaynaklı bölgesel ısıtma ağları da güçlü adaylar arasında. Konut bölgeleri, sosyal konutlar, okullar, hastaneler ve kamu binalarına hizmet veren sistemler bu kapsama giriyor.

Burada kritik unsur, tüketicilere daha düşük veya daha öngörülebilir faturalar sağlandığının gösterilmesi.

 Sosyal odaklı yenileme programları

Mekanizma özellikle programatik yaklaşımlar için uygun. Örneğin:

  • Sosyal konut portföylerinde jeotermal ısıtma dönüşümü

  • Kamu bina stokunda temiz ısı çözümleri

Bu durum jeotermal geliştiriciler için ne anlama geliyor?

Jeotermalin yalnızca düşük karbonlu bir teknoloji olarak değil; enerji talebini azaltan, maliyetleri istikrara kavuşturan ve sosyal fayda sağlayan bir araç olarak konumlandırılması gerekecek.

Brüksel’den gelen mesaj net: ETS2 bağlantılı araçlarda başarı, proje bazlı kârlılıktan çok, jeotermalin politika odaklı ve sosyal hedefli karbon azaltım programlarına entegrasyonuna bağlı olacak.

Üye Devletler Sosyal İklim Planlarını netleştirdikçe, bu çerçeveyi anlayan jeotermal aktörler 3 milyar avroluk kaynaktan en fazla faydayı sağlayacak konumda olacak.

Kaynak: ThinkGeoEnergy