GRABEN, Türkiye’nin jeotermal performansını veriye taşıyor
Jeotermal Haberler olarak Kerem Kahraman ile GRABEN’in ortaya çıkışını, Türkiye jeotermal sektörünün üretim performansını, YEKDEM sürecini ve platformun gelecek planlarını konuştuk.
Türkiye’nin jeotermal elektrik üretim verilerini tek noktada buluşturan GRABEN – Türkiye Jeotermal Veri Platformu, santral bazlı üretim, kapasite faktörü ve YEKDEM verilerini ücretsiz ve izlenebilir biçimde sunuyor.
Yazılım alanında çalışan Kerem Kahraman’ın, yapay zekâ ve veri merkezlerinin enerji ihtiyacını araştırırken karşılaştığı dağınık verileri bir araya getirmesiyle başlayan çalışma, zamanla bağımsız bir açık veri platformuna dönüştü.
Jeotermal Haberler olarak Kerem Kahraman ile GRABEN’in ortaya çıkışını, Türkiye jeotermal sektörünün üretim performansını, YEKDEM sürecini ve platformun gelecek planlarını konuştuk. Değerli değerlendirmelerini bizimle paylaşan ve sorularımızı yanıtlayan Kerem Kahraman’a teşekkür ederiz.
Önce sizi biraz tanıyalım. Jeotermal enerjiyle yolunuz nasıl kesişti, bugüne nasıl geldiniz?
Enerji sektörünü yakın zamana kadar takip etmiyordum aslında, benim alanım yazılım. Son dönemde her konuda yapay zekadan bahsediyoruz, hayatımızın her alanına girdi ve vazgeçilmezimiz oldu diyebiliriz. Ama yapay zekayı da besleyen kaynak enerji. Özellikle veri merkezi haberlerini takip ederken kendimi bu konunun içinde buldum. Türkiye özelinde bir araştırma yapmak istediğimde verilerin tek bir yerde olmadığını, kamuya dağınık bir şekilde yayınlandığını gördüm. GRABEN aslında bunun sonucunda ortaya çıktı.
GRABEN fikri nasıl ortaya çıktı? Bu proje belirli bir ihtiyaçtan mı doğdu, yoksa zaman içinde şekillenen bir fikir miydi
Doğrudan bir ihtiyaçtan doğdu aslında. Kendi analizlerimi yapmak için EPİAŞ, EPDK ve dernek yayınlarını bir araya getirmeye başladım bir noktada elimdeki tablonun başkalarının da işine yarayacağını fark ettim. Yani önce kişisel bir araştırma defteriydi, sonra platform oldu.
Bağımsız ve ücretsiz bir veri platformunu sürdürülebilir kılmak kolay değil. GRABEN’i nasıl ayakta tutuyorsunuz ve bağımsızlığınızı korumak için nelere dikkat ediyorsunuz?
Haklısınız, bu dönemde maliyetler ciddi bir kalem. GRABEN’i teknik olarak olabildiğince basit tutuyorum ve kendim finanse ediyorum. Sunucu, veri işleme ve yayın tarafında pahalı altyapı kullanmıyoruz. Veriler kamuya açık kaynaklardan geliyor, işleme kısmı otomatik. Bağımsızlık tarafında şu an için önceliğimiz, verinin kamuya açık kaynaklardan gelmesi ve yöntemin şeffaf olması. İleride farklı iş birlikleri gündeme gelebilir, o noktada da bu şeffaflığı korumaya çalışacağız.
Platformun kullanıcı profili nasıl şekilleniyor? Araştırmacılar, yatırımcılar, düzenleyiciler veya sektör profesyonelleri arasında öne çıkan bir kullanıcı grubu var mı? Sizi şaşırtan kullanım örnekleri oldu mu?
Platform henüz sektörde tam duyulmadı, bu noktada sizin gibi yayın kanallarının bize yardımcı olacağına inanıyorum. Sektörün içinden birkaç kişiye gösterdim, beğendiklerini söylediler. Tabii bu yeterli bir değerlendirme değil. Okuyucu kitlemizin yatırımcılar ve enerji borsasında çalışan kesimde artacağını düşünüyorum. Onların geri dönüşleriyle platformu daha da geliştireceğiz.
EPİAŞ, EPDK, JESDER ve diğer kaynaklardan gelen verileri bir araya getirirken nasıl bir doğrulama süreci izliyorsunuz? Kaynaklar arasında uyumsuzluklar olduğunda nasıl hareket ediyorsunuz?
Bu işin en çok zaman alan kısmı burası. Üretim tarafında tek kaynağımız EPİAŞ Şeffaflık Platformu’nun santral bazlı saatlik gerçek zamanlı üretim verisi. Kapasite tarafında ise EPDK’nın YEKDEM listeleri ve JESDER’in santral listesi var. Sorun şu ki bu üç kaynak aynı santrali farklı isimlerle, bazen farklı kurulu güçle gösteriyor. Süreci çok teknik anlatıp sizi sıkmak istemem. Kısaca bahsetmem gerekirse, kaynakları birleştiren, karşılaştıran ve kontrol eden besleme algoritmalarımız var ve bunların iyi çalıştığını görüyoruz. Kaynaklar arasında tutarsızlık çıktığında veriyi uydurmuyoruz, ilgili kaydı anomali olarak işaretliyoruz, trend hesaplarına sokmuyoruz ve sitede de o şekilde gösteriyoruz. Hata payı sıfır demiyorum, ama hatanın nereden geldiğini bulabilecek bir yapımız var.
